Koku Transferi Projesi

Bu yazımda çok efsanevi gelebileceğini düşündüğüm ancak imkansız olmayacak bir girişim olan koku transferi projesi hakkında kısa bilgiler vereceğim. Bu proje çocukluk zamanlarımdan belli düşündüğüm fakat bir türlü hayata geçiremediğim efsanevi proje olarak kaldı.

Nedir Bu Koku Transferi ? 

Aslında fikir çok basit bir yerden başka bir yere internet üzerinden yapılacak transfer ile kokunun bir yerden başka bir yere transferi.

Bu İş Nasıl Olacak ?

Olay tamamiyle bilgisayar ve internet mimarisini kullanarak yapacağız.

Koku Transferi Nasıl Olacak ? 

Olayı basite indirgersek kokunun algılandığı kısımda bir kodlayıcı(coder)’dan yardım alacağız. Kodlayıcının(coder) bize ileteceği verileri internet üzerinden kokunun taşınacağı kısma aktaracağız daha sonra kodu çözen(encoder) cihaz ile kokuyu gerekli moleküller ile  birleştirilerek kokuyu transfer edebileceğiz.

Grafiksel olarak anlatırsak dahada açıklayıcı olacaktır.

İki grafik arasında bir internet veya network bağlantısı olduğunu  varsayıyoruz. Bir yerden algılanan koku kodlayıcı(coder) ile belirli bir binary(ikilik) kod bloğuna çeviriliyor. Bu aşamadan sonra gerekli kodlar kod çözücü (Encoder) ile kodlanak gerekli koku molekülleri birleştirilerek koku salgılayıcı tarafından ortama veriliyor.

Kodlayıcı Bu Kodlamayı Nasıl Yapacak ? 

Aslında bu düşüncenin de basit olduğu düşüncesindeyim. Bir yerden bir yere fotoğraf  veya ses gönderimindeki protokolleri düşünelim. Nasıl bu ses ve resim transfer edilebiliyor ? Olay tamamiyle ses ve resimin belli başlı bir çıkış noktaları tespit edilip bu çıkış noktalarının birleştirilmesiyle oluşuyor. Örneğin rengin çıkış noktalarına bakalım resmin çıkış noktası renkleridir. Renkler bilgisayar ortamında nasıl oluşum sağladığını düşünüyorsanız. RGB ‘yi araştırmanızı öneririm. Kısa bir RGB Renk kodlamasını tablosunu size sunacağım.

rgb

 Renklerin hepsinin bir kod yapısı var ve bu kodlar 16’lık sayı sistemine çevrilerek daha kısa kodlar sağlanmıştır. Kokunun renge göre çeşitlemesini varsayarsak aktarılacak binary kodlamanın hayli karışık olacağını düşünüyorum. (01011110001110011101111100001111100010101111101010110101011101)

Beyaz Renginin 16’lık sayı sisteminde kodu örnek olarak #FFFFFF iken bilgisayar bunu yorumlayarak

  •  #(FF) (FF) (FF)
  • RGB: 255, 255, 255
  • CMYK: 0, 0, 0, 0
  • HSV: 0, 0, 100

Renklerin birleşimi ile renk bizim algılayacağımız (encoder)ledler aracılığıyla bize transfer edilmektedir.

Koku transferinde de aynı protokol ile kokuyu gerekli moleküllere ayrıştırarak üç veya daha fazla ana çıkış noktasını tespit edip bu çıkış noktalarından birleştirerek gerekli koku transferini yapabileceğimiz düşüncesindeyim.

Bir sonraki yazımızda görüşmek dileğiyle.

“Koku Transferi Projesi” üzerine 6 yorum.

    1. Güzel temennileriniz için teşekkür ederim. Bir gün hayata geçirme şansımız olur ise blog sitemizden yayınlayacağız.

  1. Günümüzün popüler çalışma alanlarından biri olan sentetik biyoloji ile koku transferi de gerçek olabilir. Bakterilerin genetik yapısıyla oynayarak onlara istenen renkte ışık saçmaları sağlanabiliyor. Hatta bu alanda ödüllü bir proje olan mayın tespit bakterileri de yapıldı ülkemizde. Mayınlı tarlaya serpiştirildiğinde mayının olduğu yerler ışık saçacak şekilde tasarlandı. Bunu park ve bahçelerde ağaçlara da uygulamayı düşünenler var. Sokak lambası yerine ağaç ışık saçsın diye. Bence bu kadarı fazla. 🙂 Canlıların doğasını bozmamak lazım. Velhasılı kelam, bunun aynısı koku için de yapılabilir. Telefondan gelen elektrik sinyallerine göre farklı şekillerde tepkimeye giren bir bakteri hücresi istenen kokuları yayabilir. Ama tabi burda dikkat edilmesi gereken bir nokta var. Bakteriler de birer fanidir. Biten bataryanın değiştirilmesi gibi bu koku aparatının da bi müddet sonra değiştirilmesi/doldurulması gerekecektir.

    1. Merhabalar,
      Güzel fikir ve bilgilerinizden dolay teşekkür ederim.
      Olabilitesi çok yüksek bir fikir ama ne kadar zamanda olur bilmiyorum.
      Saygılarımla

    1. Projenin fikir kısmında belirtmiştim “Bu proje çocukluk zamanlarımdan belli düşündüğüm fakat bir türlü hayata geçiremediğim efsanevi proje olarak kaldı.”

Bir cevap yazın